Sayın İlgili;
www.kanunuolmayanmeslek.com sitesinden,
ülkemiz üniversitelerinden en az 4 yıl eğitim alarak mezun olan fizyoterapistlerimizin meslek yasalarının 1965 yılından bu yana çıkartılamamış olduğunu öğrendim. Bu durumun neden olduğu sakıncaları sizinle paylaşmak istiyor, konunun kamuoyuna taşınması ve çözümü için yardımlarınızı bir vatandaş olarak talep ediyorum.
Anladığım kadarıyla bugün, milyonlarca vatandaşımız, fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ulaşmada ve bu hizmetin alımında çok ciddi problemler yaşamaktadırlar. Yaşanan sorunların temel kaynağı, ilk mezunlarını 1965 yılında vermiş bir mesleğin hak ve yetkilerinin halen 1928 ve 1937 yılında yapılmış yasalara göre düzenleniyor olmasıdır.
Bu meslek fizyoterapistliktir. Üniversitelerde, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon konusunda en az 4 yıl eğitim alan fizyoterapistlerin diplomaları Sağlık Bakanlığınca onaylanmaktadır. Hekimler, diş hekimleri, hemşireler, eczacılar,ebeler, hasta bakıcılar, sıhhiye er ve erbaşları ile diş protez teknisyenlerinin görev tanımları kanunlarla belirtilmesine rağmen fizyoterapistlerin mesleklerini nasıl icra edeceklerini belirten, hatalı uygulamalarda alacakları cezaları tespit eden fizyoterapistlik meslek kanunu 43 yıldır çıkartılamamıştır. Konu meclis gündemine ilk kez 22.Dönem Sakarya Milletvekili Sayın Süleyman Gündüz tarafından getirilmiş fakat görüşülemeden 22 Temmuz 2007 seçimleri gündeme gelmiştir.
Fizyoterapistlerin Meslek Kanununun olmayışının yarattığı mağduriyetler nelerdir ?
- Nörolog, Ortopedist, Aile Hekimi..vb gibi uzman hekimler fizik tedavi ve rehabilitasyon gereklidir diyerek hastalarını direk fizyoterapiste yönlendirememektedirler bu nedenle hastalar şifa bulamamakta, kalıcı sakatlıklar yaşamaktadır.
- Hastanelerde oluşan kuyruklar hizmete ulaşımı geciktirmekte, şifa bulamayan vatandaşlarımızın ek masrafları ve yaşanan iş günü kayıpları ekonomiye zarar vermektedir.
- Özürlü çocuklar, yaşlılar, milli sporcularımız veya meslek hastalığına yakalanan işçiler, bir hekim uygun görse de,fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetine direk ulaşmamaktadır.
- Fizyoterapistlerin meslek kanunun olmayışı nedeniyle, konuyla ilgili eğitimleri olmadığı halde hemşireler, acil tıp teknisyenleri ve sağlık memurları fizyoterapistmiş gibi gösterilmeye çalışılmakta, verilen sahte hizmetlerle insanlarımız ve devletimiz kandırılmaktadır.
- Ülkemiz AB ülkeleri ve gelişmiş ülkelerdeki sistemlere taban tabana zıt bir sistemi tercih etmesi sebebiyle Tüm Sağlık Sistemine ek bir yük binmektedir.
Sonuç
Ülkemiz üniversitelerinde eğitim alarak yetişmiş ve bugün sayıları 5000i bulan fizyoterapistin, bütün hekimlerle işbirliği içinde ve ülkenin her yanında daha verimli hizmet üretebilmesi için, fizyoterapistlik meslek kanunu çıkartılmalıdır.
Türkiye Fizyoterapistler Derneğinin, TBMM Sağlık Komisyonu üyelerinin bilgilerine sunduğu ve sorunun çözümüne katkı sağlayacak kanun teklifinin Yüce Meclisimize sunulması ve görüşülmesi için gereken kamuoyunun oluşturulması son derece önemli bir adımdır. Konuyla ilgili detayları ve tüm belgeleri Türkiye Fizyoterapistler Derneğinden talep edebileceğiniz bilgisini de paylaşarak, konuyu sizlerin ilgisine sunuyor, yapacaklarınız bir vatandaş olarak için şimdiden teşekkür ediyorum.